Mesud Tek

15.05.2018

İsrail güvenlik güçlerinin dünyanın gözü önünde gösteri yapan sivil Filistinlilere yönelik saldırısına ilişkin tepkiler ve tartışmalar devam ediyor.
Kürdistanlı yurtseverler Filistin halkının mücadelesini destekliyorlardı.
Bu destek sadece siyasal değil aynı zamanda fiili idi de.
Ama aynı şeyleri Filistinli örgütlere ilişkin olarak söyleyemeyiz.
Filistinli örgütler ve liderlerinin Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesine yönelik tavır ve açıklamaları, Türkiye, İran, Irak ve Suriye gibi Kürdistan sorunu olan ülkeler yöneticileriyle ilişkileriyle onlara olan destekleri bizi rahatsız ediyor elbette.
Geçmişte “1990 Kürd Baharı” esnasında Irak’taki Filistinli silahlı güçlerin Saddam’ın yayında savaşmaları bir yana.
Filistinli liderlerinin 25 Eylül Bağımsızlık Referandumuna ilişkin söyledikleri, Afrin işgalini desteklemeleri kabul edilir şeyler değil.
Onların bu tavrı dayanışma içinde olmaları gereken mazlumların yanında değil, zalimin yanında olduklarının bir ifadesidir.
Ama tüm bunlar, Filistin’in işgaline, İsrail güvenlik güçlerinin sivil Filistinlilere yönelik saldırılarına karşı sessiz kalmayı haklı çıkartmaz.
Türkiye’de ve Kuzey Kürdistan’daki “Kudüs muhibanları”nın tavrı da açık söylemek gerekirse ikiyüzlüce.
Filistinlilere yönelik zulme karşı çıkmaları, Filistinli mazlumların yanında olmaları kadar doğal bir şey yok.
Ama mazlum Kürdler olunca aynı tavrı göstermiyorlar, zalimin yanında saf tutuyorlar.
Kudüs için alanları dolduranlar, örneğin Halepçe’de dut yemiş bülbül gidiydiler.
Her cumartesi günü evlatlarının kemiklerini arayan Cumartesi Annelerinin sesini duymazdan geldiler.
Kuzey Kürdistan’da hemen her gün insanlar öldürülürken, Sur, Cizre, Şırnak ve benzeri yerler bir edilirken mazlumun yanında yer almadılar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, demokratik hakkını kullanarak Referandum yapan Güney Kürdistanlıları aç bırakmakla tehdit ederken sesini çıkartmayan, Trump ABD Elçiliği’ni Kudüs’e taşıma kararına protesto etmek amacıyla HAMAS bayraklarıyla alanları dolduran Kürdistanlı Müslümanlar da, keşke Kerkük Haşdi Şabi tarafından işgal edildiğinde de alanları doldursaydılar.
Elbette Filistin halkı mazlum ama, Kürdler de mazlum.
Kimliğine, politik tercihine, rengi ve dini inançlarına bakmadan mazlumun yanında olmak gerekirken, zalimin kimliğine bakarak tavır almak, hadi kibarca söyleyeyim, çifte standarttır.
Filistinli liderlerin Kürdlere ilişkin tavırlarını gerekçe göstererek İsrail güvenlik güçlerinin zulmüne karşı sessiz kalmak ta çifte standarttır.
Çifte standardın alternatifi bir başka çifte standart değildir.
Bir çifte standart bir çifte standart daha eder iki çifte standart.
Doğrusu zalim veya mazlumun kimliğinden bağımsız olarak mazlumun yanında yer almaktır.

 

primi sui motori con e-max

Topluluk

PSK, PDKİ görüşmesi
PSK Genel Başkanı Mesud Tek, ...
PSK Heyeti YNK’yi ziyaret etti
19 Temmuz günü PSK Genel Başkanı ...
PSK-Pêşverû Görüşmesi
Güney Kürdistan’da bulunan ...
Mesud Barzani PSK Heyeti İle
PDK Genel Başkanı Mesud Barzani, ...
Şandeke Partıya Sosyalîst a
Di hevdîtina Partiya Sosyalîst a ...
PSK-ENKS Görüşmesi
Hewlêr’de bulunan ve Kürdistan ...
PSK’den İKDP’ye Ziyaret
Kürdistan Sosyalist Partisi-PSK ...
HDP Heyeti PSK’yi Ziyaret Etti
08 Mart 2018 tarihinde, HDP ...
Hevditîna PSK û PAK lî Hewlêrê
Heyetek ji Partiya Azadiya ...
PSK KOMELA görüşmesi
PSK Genel Başkanı Mesud Tek, genel ...
PSK heyeti Kosret Resul'u
PSK Genel Başkanı Mesud Tek, genel ...
PSK heyeti Yusuf Zozani’yi
PSK Genel Başkanı Mesud Tek, genel ...
PSK Heme Hacı Mahmud görüşmesi
Görüşmelerde bulunmak üzere ...
YNK PSK görüşmesi-2
Görüşmelerde bulunmak üzere ...