Mesud Tek

14-15 Eylül tarihlerinde Ankara’da toplanan İslam Birliği Kongresi’ne katılan Filistinli Temsilci Allan Bilal yaptığı konuşmada, Filistinliler ile Kürdler arasındaki tarihi ilişkilerden bahsederek şöyle demiş: “Irak ve dışındaki Kürdler, İslam ümmetinin birliğini sağlayan ve Filistin’i Hıristiyanlardan kurtaran Selahaddin Eyübi’nin torunları ve Müslüman kardeşlerimizdir. Allahın emri ile Kürdler Selahaddin’in yolundan gideceği konusunda tüm İslam ümmeti hemfikirdir” demiş… (Rudaw sitesi)
Filistinli temsilcinin söylediklerini okuduğumda, (yanılmıyorsam eğer) 1996 yılında, Almanya’nın Köln kentinde, “İslam ve Kürd Sorunu” başlığı altında düzenlenen bir konferansı hatırladım. Konferansın düzenleyicisi Muhammed Saleh Gabori’nin yönetimindeki Kürdistan İslam Partisi idi. Sayın Gabori sağlık nedeniyle konferansa katılmamıştı. Organizatör olarak o dönemdeki partinin Almanya’daki yöneticilerinden Hikmet Serbilind görünüyordu.
Hatırlayabildiğim kadarıyla birçok ülkeden tanınmış İslam alimi, aydın, yazar ve gazeteci konferansa katılmış ve bazıları konuşma yapmışlardı. Konferansın katılımcılarından birinin Abdurrahman Dilipak olduğunu, Samanyolu Televizyon ekibinin de konferansa katılıp geniş bir yayın yaptığını da hatırlıyorum.
Konferansın yapıldığı günlerde Filistin’de “İntifada” eylemleri başlamıştı ve doğal olarak konferansta konuşulan konuların başında geliyordu.
Konuşmacılardan birisi yaptığı konuşmada Filistinli Temsilci Allan Bilal’ın yukarıdaki sözlerine benzer şeyler söyledi, Filistin’i kurtarma şerefi İslam ümmetinin önemli bir parçası olan Selahaddin Eyübi’nin torunlarına nasip olacak dedi. Ve tahmin edileceği gibi bu konuşma, konferans dinleyicilerinin büyük bir bölümünü oluşturan dindar Kürtler tarafından coşkuyla karşılandı.
Daha sonra ABD’den gelip konferansa konuşmacı olarak katılan ve aynı zamanda Kürdistan İslam Partisi yöneticilerinden biri olan Dr. Muzaffer (ne yazık ki soyadını hatırlamıyorum) tarihe geçecek bir konuşma yaptı ve öz olarak şöyle dedi:
Kürdler 4 parçaya bölünmüş bir ülkenin vatandaşları ve egemenliği altında oldukları Müslüman devletlerin bakısı altında yaşıyorlar. Her türlü zulme uğruyorlar, ulusal hakları gasp edilmiş, asimile edilmek isteniyorlar. Oysa şu kadar Arap devletleri ve öteki Müslüman ülkeler var. Onlar varken ülkesi parçalanmış, bölünmüş ve amansız bir baskı altında tutulan biz Kürdlerden Filistin’i kurtarmayı bekliyorsunuz. İstemez bu şeref size ait olsun!
Ben de aynı düşünüyorum. Elbette Filistin halkının da haklarına kavuşmasını isteriz, İsrail devletinin anti demokratik uygulamalarını ve baskıcı politikalarına karşıyız, kabul etmeyiz. Ama Filistin’i kurtarma şerefi de bizden uzak olsun.
Söz buraya gelmişken.
Kürdistanlı partiler Filistin ile dayanışma içine girerlerken, bazıları Filistin savaşçılarıyla birlikte savaşırken, aynı dayanışmayı Filistinli yöneticilerden görmediğimiz de bir gerçektir. Aynı şey İslam ümmeti içinde geçerlidir. Selahaddin Eyübi’den övgü ile bahseden, bize onun yolundan gitmeyi öneren İslami kurum ve kuruluşlar ile Müslümanların çok önemli bir bölümü, Kürdistan’da Dersim, Zilan, Enfaller, Halepçe ve benzeri katliamlar gerçekleştirilirken sessiz kaldılar, hatta Irak’ta bulunan Filistinliler Peşmergelere karşı savaştılar…
Bize Selahaddin Eyübi’nin yolundan gitmemizi öneren Filistinli temsilcinin ülkesinde Kürd kasabı Saddam’ın heykelleri var ve O ulusal kahraman olarak görülüyor. Filistinli yetkililer Kürd devletine karşı olduklarını her fırsatta söylüyorlar.
Ümmet ise Kürdler üzerindeki zulme karşı 3 maymunları oynuyor. Kürdlerin ulusal taleplerini ümmetin parçalanması ve İsrail yandaşlığı olarak görüyor, bilinçli bir biçimde Kürdlerle İsrail devletini karşı karşıya getirmek istiyor.
Bir dönemler bir kısım demokrat, sol ve sosyalist güçler de, ulusal taleplerini dile getiren Kürdleri emekçileri ve demokrasi ve devrimci safları bölmekle itham ediyorlardı, Kürdistan ulusal kurtuluş hareketini emperyalizme hizmet ile suçluyorlardı.
İslami kesimler ümmetin birliği adına ulusal haklarımıza karşı çıkıp bizi bölücülükle suçlarken, bu kesimler de demokrasi ve emekçilerin birliği adına Kürdleri töhmet altında bırakan haksız belirlemeler yapıyorlardı.
Ve ne yazık ki eskisi kadar olmasa da bugün bile her aynı tavrı sürdürenler var.
Her iki kesim de değerli sosyolog ve yurtsever Mücahit Bilici’nin dediği gibi biz Kürdlere sadece hamal rolü biçiyorlar.
Elbette seve-seve hamal olacağız ama kendi halkımızın ve ülkemizin hamalı…

primi sui motori con e-max

Topluluk

PAK û PSK li Enqereyê ligel
Serokê Giştî yê PAKê Mustafa ...
Hevdîtinên PSK û PAKê li
Serokê Giştî yê PAKê Mustafa ...
PAK û PSKyê lî Engereyê hevdîtin
Serokê Giştî PAKê Mustafa Ozçelîk, ...
Partiya Sosiyalîst a Kurdistan û
Şandeke Partiya Sosiyalîst a ...
Hevdîtina PSK û KOMELA
Heyeta Partiya Sosyalîst a ...
Hevditina HDKÎ û PSK
Heyetek ji Partiya Sosyalîst a ...
PSK Serdana PDK (Rojhilat) Kir
Heyetek ji Partiya Sosyalîst a ...
Hevditina PSK û PŞK
Dengê Azad-HewlêrDi roja ...
Heyeta PSK Serdana ENKS Kir
Dengê Azad-HewlêrDi 15.01.2019’an ...
Hevdîtîna Heyeta PSK û Partiya
Heyata Partiya Sosyalîsta ...
PSK, PDKİ görüşmesi
PSK Genel Başkanı Mesud Tek, ...
PSK Heyeti YNK’yi ziyaret etti
19 Temmuz günü PSK Genel Başkanı ...
PSK-Pêşverû Görüşmesi
Güney Kürdistan’da bulunan ...
Mesud Barzani PSK Heyeti İle
PDK Genel Başkanı Mesud Barzani, ...