PSK Yurt dışı Parti Meclisi 9.12.2017 tarihinde olağan toplantısını gerçekleştirdi. Yapılan toplantıda yurt dışı meclisinin faaliyetleri, diasporadaki Kürtlerin durumu, ve planlanan çalışmalar gözden geçirilerek değerlendirildi.
Toplantıda Güney Kürdistan'daki Bağımsızlık için referandum sürecine dikkat çekildi, yurt dışındaki etkinliklerin gerek örgütlenmesinde ve gerekse üye ve taraftarlarımızın katılım konusunda PSK'lilerin sorumluluk duygusu ile hareket etmelerinin altı çizildi, bu ayni zamanda Partimiz yurt dışı örgütü için bir onur olduğu belirtildi.
PSK Yurt dışı Parti Meclisimiz; 25 Eylülde yapılan referandumu ve onun sonucu olarak ortaya çıkan % 93 Bağımsızlık için EVET iradesini büyük bir memnuniyetle karşılar. PSK Yurt Dışı Parti Meclisimiz; her kesin bu iradeye karşı saygı duymaya çağırır, halkın bu iradesine karşı gelişen ve gelişecek olan her türlü saldırıya karşı durur ve mahkum eder.
Bilindiği gibi Kürdistan'ı aralarında bölüşen işgalci devletler Iran, Irak ve Türkiye referandumun gerçekleşmemesi için büyük bir çabanın içine girdiler. Ancak tüm çabalara rağmen Kürt halkının siyasi iradesini belirlemesine engel olamadılar.
Referandumun gerçekleşmesine engel olamayan Sömürgeci devletler, referandumdan sonrada boş durmadılar. Güney Kürdistan'da istikrarın bozulması ve işgalin gerçekleştirilmesi için plan ve projeler yaptılar. Ne acıdır ki YNK içinde etkin ve yetkili bir gurup da düşmanla işbirliği yaparak, bu kirli planın içinde yer aldı.
16 Ekim gecesi, Bağdat yönetimi, İran'ın ve YNK içindeki grubun desteği ile önce Kerkük sonra 140. madde kapsamındaki tüm tartışmalı bölgeleri işgal etti. İşgal edilen topraklarda İran güdümlü Bağdat destekli terör grupları Kürt halkına yaşamı cehenneme çevirdi. Yüz binlerce Kürt başta Kerkük olmak üzere, işgal altındaki topraklardan göç etmek zorunda kaldı. Bu trajedinin gerçekleşmesinde YNK içinde yer alan bir grubunda yer almış olması, Kürt halkı içinde büyük bir şaşkınlık ve üzüntüye yol açmıştır. Bu durum Kürdistan tarihinde yeni bir kara sayfanın açılmasına sebep olmuştur.
Bağdat tartışmalı bölgeleri işgal etmeyle, Kürdistan hava sahasını kapatmakla, bütçeden Kürdistan'a düşen payı göndermemekle Kürt halkının siyasi iradesini kırmayı ve kazanımları geri almayı amaçlıyor. Bundan dolayıdır ki, Kürdistan hükümetinin tüm sorunların anayasa çerçevesinde diyalogla çözüm önerilerini kabul etmiyor, görüşmelere yanaşmıyor. Bu da Kürdistan'da halkın ekonomik, sosyal ve siyasal yaşamını olumsuz etkiliyor.
PSK Yurt Dışı Parti meclisi, Güney Kurdistan halkının siyasi iradesinin yanında ve onunla dayanışma içinde olduğunu belirtir. Kürt halkının iradesinin zaferi için Avrupa'da ve uluslararası planda güçlü bir Kürt lobisi için çalışmalarını sürdürmektedir.
Ülkemiz Kürdistan'da ne yazık ki doğa felaketleri de eksik olmuyor. 12.11.2017 günü Doğu Kürdistan'da merkezi Kirmanşah olan rihter ölçeğine göre 7,3 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Bu şiddetli sarsıntı tüm Kürdistan'da his edildi. Deprem, Başta Kirmanşah ve Halepçe bölgelerinde büyük hasara , özelikle, Kirmanşah ve bölgesinde büyük can ve mal kaybına yol açtı. Binlerce yerleşim yeri yerle bir oldu. Bu sert kış mevsiminde on binlerce insanimiz aç ve açıkta. İran devleti bilinçli bir şekilde bölge halkına yardım etmiyor, dünyanın yardım desteğini kabul etmiyor, Bölge halkının kardeşlerinin yardımına gitmesine engeller çıkarıyor. PSK Yurt Dışı Meclisimiz, kanlı Iran rejimini bu tutumundan dolayı kınar halkımızla dayanışma içinde olduğunu belirtir.
PSK, Avrupa'da diğer bazı yurtsever Kürt parti ve kurumlarıyla, özellikle de İran Kürdistanı Demokrat Partisi ile birlikte depremzedelerin yaralarını sarılması için yardım kampanyalarını başlatmış ve bu kampanyalar devam etmektedir. Ayrıca ”PÊŞMERGE” günü dolaysıyla PSK ve PDK-Iran Frankfurt'ta bir Dayanışma Gecesi düzenlemiş, gecenin tüm geliri depremde zarar görenlere gönderilecektir.
AKP Hükümeti, demokratik reformlardan vazgeçerek , geleneksel red ve inkar politikalara geri döndü. Kürtlere karşı düşmanlık temelinde politikalar yürütüyor. Terör ve FETO bahanesiyle aralarında gazeteci, yazar, aydın, siyasetçi değişik mesleklere sahip binlerce kişi tutuklandı ve zindanlara dolduruldu.
Ülke olağanüstü halle, yönetiliyor. Bu hal Kürdistan'da daha ağır ve tüm temel haklar sorumsuzca ve keyfiye dayalı ihlal ediliyor. Olağanüstü hal bahanesi ile, siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerin demokratik barışçıl faaliyetleri engelleniyor. Siyasi partilerin toplantı, gösteri yürüyüş yapma hakkına yasaklar getiriliyor. Bu siyaset Türkiye'yi demokrasiden giderek uzaklaştırıyor. AKP yaşanan kötü tecrübeden ders alması gerekir. Kürt halkını ve haklarını red ve inkar ederek demokratik bir sisteme evirilmiyor. Kürtler özgürleşmeyinceye dek, Türkiye´ye huzur gelmeyeceğini yaşanmış bunca tecrübe öğretmiş olması gerekir.
Zor ve zorbalığa dayalı devletler demokrasiden korkarlar. Çünkü kurulu sistemleri zülüm ve zorbalık üzerine kuruludur. Türk devlet sistemi de demokrasiden korkan bir sistemdir.
Türk Devleti sadece kendi sınırları içindeki Kuzey Kürdistan'a karşı değil, aynı şekilde Güney ve Batı Kürdistan'da Kürt halkının kazanımlarına da karşıdır. Tehdit ve işgale dayalı bir politika güdüyor. Suriye'de Bati Kürdistan'ı tehdit ediyor, Afrin'i işgal etmekten söz ediyor. Kürt düşmanlığı Türk devlet politikasının gözünü adeta kör etmiş. Hangi yöne yönelseler işler, istedikleri gibi gitmiyor. Yanlışlar içinde oradan oraya savruluyor.
Onun için Türkiye'nin önünde iki yol var ; ya demokratik reformları gerçekleştirip demokrasinin sınırlarını genişletmek, Kürt halkının tüm temel demokratik haklarını tanıyarak ileriye doğru yol almak; ya da şimdiye kadar sürdürmekte olduğu zulme, zorbalığa, saldırganlığa dayalı diktatörlerin yoludur. Ancak bu yol hayırlı bir yol değildir. Bu yol beraberinde zulmü getirir, acıları, gözyaşını getirir, beraberinde karşı tepki ve başkaldırıları getirir ve en acısı da bu yola koyulanların da sonunu getirir ; tıpkı Saddamların, Kaddafilerin ki gibi.
Biz Türkiye'nin demokrasi yoluna girmesini, tüm insan haklarına saygılı ve hayata geçirilmesini, Kurd halkının haklarının tanındığı yolu tercih edilmesinden yanayız. Ayni şekilde komşu Kürt coğrafyalarıyla da barış ve dostluk içinde yürütülen bir politikadan yanayız.
Yurt dışı temsilciler meclisimiz toplantısında, örgütümüzün durumunu, ona bağlı kurumları olan KOMKAR, KOMCIWAN ve KOMJIN'ın da durumunu ele alıp değerlendirdi. Organlarda kadın ve gençlerin oranlarının yükseltilmesini kararlaştırdı.


09.12.2017
PSK - Yurt Dışı Temsilciler Meclisi

 

primi sui motori con e-max

Topluluk

PSK, PDKİ görüşmesi
PSK Genel Başkanı Mesud Tek, ...
PSK Heyeti YNK’yi ziyaret etti
19 Temmuz günü PSK Genel Başkanı ...
PSK-Pêşverû Görüşmesi
Güney Kürdistan’da bulunan ...
Mesud Barzani PSK Heyeti İle
PDK Genel Başkanı Mesud Barzani, ...
Şandeke Partıya Sosyalîst a
Di hevdîtina Partiya Sosyalîst a ...
PSK-ENKS Görüşmesi
Hewlêr’de bulunan ve Kürdistan ...
PSK’den İKDP’ye Ziyaret
Kürdistan Sosyalist Partisi-PSK ...
HDP Heyeti PSK’yi Ziyaret Etti
08 Mart 2018 tarihinde, HDP ...
Hevditîna PSK û PAK lî Hewlêrê
Heyetek ji Partiya Azadiya ...
PSK KOMELA görüşmesi
PSK Genel Başkanı Mesud Tek, genel ...
PSK heyeti Kosret Resul'u
PSK Genel Başkanı Mesud Tek, genel ...
PSK heyeti Yusuf Zozani’yi
PSK Genel Başkanı Mesud Tek, genel ...
PSK Heme Hacı Mahmud görüşmesi
Görüşmelerde bulunmak üzere ...
YNK PSK görüşmesi-2
Görüşmelerde bulunmak üzere ...