Kalıcı Barış Özgürlük Ve Eşitlik Temelinde Kurulabilir Ancak

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde insanlık kalıcı ve sürdürülebilir bir barış ikliminden hala çok uzak. Dünyanın farklı yerlerinde ve bölgemizde yaşanan savaşlarda her gün binlerce sivil, kadın, çocuk hunharca katlediliyor. İnsanlığın refahı, eğitimi, sağlığı, beslenmesi için harcanması gereken ekonomik kaynaklar silah ve savaş için kullanılıyor.

Ortadoğu’da yüzyıllık savaş ve şiddetin temel nedeni ise Kürt halkının ulusal haklarının gasp edilmesi ve Kürdistan’ın parçalanmasından kaynaklanıyor. Geçen yüz yılda Kürt halkının varlığına ve haklarına dönük izlenen inkar ve baskı politikası sadece Kürt halkına büyük acılar çektirmekle kalmadı, aynı zamanda bölgede sonu gelmez bir çatışma ve şiddet sürecini tetikledi.

Gelinen aşamada Güney Kürdistan’da halkımız federe özgür bir statüye kavuşsa da, diğer ülkelerde Kürt halkına karşı inkar ve şiddet politikası devam ediyor.

İran’daki çağdışı rejim Kürt halkının en masumane taleplerine her gün Kürt gençleri ve kadınlarını idam ederek karşılık veriyor.

Suriye’de 61 yıllık Esad diktatörlüğü yıkıldığı halde Kürt halkının varlığı ve haklarına karşı tahammülsüzlük devam ediyor.  Esad diktatörlüğünün yıkımından sonra bütün ulusal ve dini kesimler  için demokratik ve çoğulcu bir rejim kurma imkanı ortaya çıkmışken, Kürt halkına karşı güdülen düşmanca anlayış mevcut olumlu iklimi zehirliyor. Varlığını savaş ve şiddet üzerine kurmuş güçler Suriye’yi yeni bir savaşa sürüklemek için ateşe benzinle gidiyorlar.

Geçen yüz yıl boyunca Türkiye’deki Kürt karşıtı şiddet ve çatışma siyaseti sadece Kürt halkına büyük acılar çektirmekle kalmadı, Türkiye’yi de her açıdan derin bir bataklığa sürükledi.

Türkiye’yi yönetenler son dönemde bölgesel gelişmelerin etkisiyle PKK’ye silah bıraktırmayı amaçlayan bir süreç başlatmış bulunuyor.  PKK’nin silah bırakmasının yasal zeminini oluşturmak amacıyla oluşan Meclis Komisyonu çeşitli görüşmeler gerçekleştiriyor.

PKK’nin silah bırakması ve çatışma ortamının son bulması elbette önemli.  Kürt halkına büyük can ve mal kayıplarına mal olan çatışma ortamı bir an önce son bulmalı, demokratik siyasetin önü açılmalıdır.

Ancak iktidarın Kürt meselesinde bütünlüklü bir çözüm projesine sahip olmaması nedeniyle PKK’nin silah bırakma süreci de planlandığı gibi gitmiyor.

PSK olarak bir kez daha belirtmek isteriz ki; asıl mesele Kürt halkının ulusal özgürlük meselesidir. Yaşanan bütün sorunların kaynağı Kürt halkına karşı yüz yıldır sürdürülen red, inkar, asimilasyon ve şiddet politikasıdır. Kürt halkına karşı yüz yıldır uygulanan tarihi haksızlıklar son bulmadan kalıcı bir barış inşa edilemez. Kürt halkının ulus olmaktan kaynaklanan hakları tanınmadan bölgede istikrar sağlanamaz. Kürt meselesi adil ve eşitlikçi bir çözüme kavuşturulmadan hiç kimse huzura kavuşamaz.

Ortadoğu’da barış ve istikrarın anahtarı Kürt halkının kendi ülkesinde özgür yaşamasından geçer.  PKK’nin silahsızlandırılmasına ilişkin sürecin başarısı da Kürt meselesine ilişkin bütünlüklü bir anlayışı gerektirir.  Silahsızlandırma süreci Kürt halkının ulusal varlığı ve haklarını tanıyan yeni bir anayasa yapma perspektifi ile sonuca ulaşabilir.

1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Türkiye’deki bütün siyasal aktörleri Kürt meselesine ilişkin yapıcı ve sonuç alıcı bir irade ortaya koymaya davet ediyoruz. Unutulmasın; Kürtler özgür değilse Türkler için de özgürlük hayaldir.

Bölgemizin önemli bir eşikten geçtiği şu dönemde bütün Kürt siyasi aktörlere çağrıda bulunuyoruz;  Mevcut iklimi halkımızın ulusal özgürlüğü yönünde etkin kullanmak için gelin el ele verelim, tarihin çağrısına kulak verelim. 

Halkımızın bizden beklentisi budur.

Çok geç kalmadan…

30.08.2025

Bayram Bozyel

Kürdistan Sosyalist Partisi

          (PSK)

Genel Başkan

En çok Okunan İçerik