Halebçe soykırımının üzerinden 37 yıl geçti.
Sömürgeci
Saddam rejimine bağlı savaş uçakları 16 Mart 1988’de Halepçeyi kimyasal
silahlarla bombaladı. Bu katliamda 5000’den fazla çocuk, kadın ve yaşlı Kürt
yaşamını yitirdi. On binlercesi ağır yaralanarak yıllarca sakat kaldı.
16 Mart’ta Halepçe’ye yapılan kimyasal saldırı Kürdistan’da canlı yaşamı
yok etmeyi amaçlayan büyük bir soykırımın bir halkasıdır.
Halepçe soykırımı, BAAS rejimi tarafından 1988 Ocak ayında başlatılan ve
aynı yılın Ekim ayında sona eren, 8 aşamalı Enfal Operasyonlarının bir
parçasıdır. Enfal operasyonları ise bizzat BAAS yöneticilerinin itiraf
ettikleri gibi, Kürdleri yoketme, Kürdistan'ı imha etmeyi amaçlamıştır.
1987 ile 1990 yılları arasında yürütülen Enfal Harekatı
sırasında 182 bin Kürd öldürüldü. 75 bin Kürt Güney Irak’a sürülmüş ya da
kaybettirilmişti. Bu süreçte 4500 Kürt köyü ile Kala Diza, Halepçe ve Seyid
Sadık şehirleri yok edilmişti. Daha önce de 8000 kişilik Barzaniler ortadan
kaldırılmıştı.
Halebçe
soykırımı aynı zamanda insanlığa karşı işlenmiş bir suç, büyük bir kara lekedir.
Halepçe
Katliamı büyük devletlerin desteği ve dünyanın gözleri önünde gerçekleşti.
Dünya
devletleri Halepçe soykırımına karşı sessiz kalarak, bu suça ortak
olmuştur.
Halepçe soykırımı
gerçekleştirilirken bölge devletleri, Arap dünyası, Sovyetler Birliği, Japonya,
Çin, Avrupa devletleri ve ABD sessiz kaldılar, bu soykırıma göz yumdular.
Halepçe soykırımına göz yuman,
sessiz kalan dünya devletleri, bugün de dört işgalci devletin Kürdistana
yönelik saldırı, katliam ve işgallerine göz yummaktadırlar.
Kürdistanı bölüp parçalayan
bölge ülkeleri Kürdistan halkının ulsal demokratik haklarına kavuşmaması,
siyasi bir statü elde etmemesi ve mevct kazanımlarını ortadan kaldırmak için
sinsi planlarını sürdürüyorlar.
Bu saldırı ve sinsi panların
üstesinden gelmek, Kürt ulusal demokratik güçlerin en geniş ulusal paydalarda
birleşerek mücadelesinden geçmektedir.
Yaşanan tüm bu olumsuzluklara
rağmen, Kürdistan özgürlük mücadelesi büyük
bir kararlılıkla devam etmektedir. Nasıl ki, Halepçe ve enfal soykırımları
halkımızın özgürlük mücadelesini durduramadıysa; bugün halkımıza yönelik
sürüdrülen hiç bir saldırı, katliam, işgal ve yıkım da özgürlük mücadelemizi
durduramayacaktır.
Derin tarihsel bir mücadele ve
direniş geleneğine sahip Kürt milleti, hiç bir zaman işgale, sömürgeciliğe,
zulme, haksızlığa boyun eğmemiştir. Bundan böyle de halkımız ülkesinde özgür ve
onurlu yaşamak, Kürdistan’da kendi kendisini yönetmek için kararlılıkla
mücadelesine devam edecektir.
Ulusal özgürlük uğrundaki
haklı müzadelemizde kazanacağımıza dair zerre kadar kuşkumuz yoktur.
Bu vesileyle Birleşmiş
Milletler’i Halepçe Sokırımını resmi olarak tanımaya, kabul etmeye çağırıyoruz.
Halepçe soykırımının 37.
Yıldönümünde, bu soykırımın tüm fail ve destekçilerini kınıyoruz, lanetliyoruz.
Halepçe soykırımında şehit
düşenler olmak üzere tüm Kürdistan şehitlerini saygıyla anıyoruz.
16.03.2025
Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK)
Kürdistan Yurtseverler Partisi (PWK)
Hak ve Özgürlükler Partisi (HAKPAR)
Kürdistan Demokrat Partisi Bakur (PDK Bakur)