Kürt Siyasetçilerine Yönelik İntikamcı Yaklaşımı Kınıyoruz

Barış ve Normalleşme Beklentilerine Vurulmuş Darbe

Kürt Siyasetçilerine Yönelik İntikamcı Yaklaşımı Kınıyoruz

Kobanê Davası olarak bilinen davada Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin HDP önceki eşbaşkanları ve yöneticileri hakkında verdiği ağır cezalar barış ve normalleşme beklentilerine vurulmuş büyük bir darbedir.

Türkiye’deki benzeri davalar gibi HDP eşbaşkanları ve yöneticileri hakkında açılan Kobanê Davası da baştan itibaren siyasi amaçlarla açılmış ve siyasi iktidarın çizdiği doğrultusunda sonuçlanmıştır.

Son yıllarda Türkiye’de ön plana çıkan Kürt karşıtlığı baştan itibaren Kobanê Davası’na damgasını vurmuştur. Dahası son yıllarda yargı hiç olmadığı kadar iktidarın elinde bir sopaya dönüşmüş, siyasi davalar bir hınç ve intikam arenasına bürünmüştür.

HDP yöneticilerine verilen son derece ağır cezalar tümüyle hukuka aykırı, keyfi nitelikte ve intikamcı güdülerle verilmiş cezalardır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği ihlal kararları yok sayılmış, hukukun evrensel ilkeleri ihlal edilmiştir.

Kobanê Davası’nda Kürt siyasetçilerine verilen cezalar aynı zamanda Kürt meselesinin barışçıl ve demokratik çözüm çabalarını zora sokarak, siyasal ortamı büyük oranda zehirlemiştir.

Kürt siyasetçilerine karşı yargı eliyle gerçekleştirilen siyasi intikam yaklaşımını şiddetle kınıyoruz.

Geçmişteki hukuk dışı ve düşmanca uygulamalar gibi, bu son davada verilen cezalar da Kürt halkının hak ve özgürlük mücadelesini durduramayacaktır.

Selahattin Demirtaş ve arkadaşları bir an önce özgürlüklerine kavuşmalıdır.   

17.05.2024

Kürdistan Sosyalist Partisi

             (PSK)

 

İçerik Başlıkları

Kürd Varlığına Yönelik Yeni Enfallere Sessiz Kalmayalım

Kamuoyuna Çağrı

Cihadist Şam Yönetiminin, uluslararası kamuoyunun gözü önünde Güneybatı Kürdistan (Rojava) halkına ve kazanımlarına yönelik saldırıları soykırımcı bir nitelik kazanmıştır.

Ahmed Şara (Colani) yönetimindeki geçici hükümetin Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı, SDG ile gerçekleştirilen son toplantının başarısız olmasının ardından yayımladığı genelge ile Kuran-ı Kerimdeki Enfal Suresine atıfta bulunarak Güneybatı Kürdlerine yönelik cihat ilan etmiştir.

Kürdler, Osmanlı döneminde Alevi Kürdlere yönelik ilan edilen cihatlar başta olmak üzere; İran İslam Cumhuriyetinin dini lideri Humeyninin cihat çağrısıyla, ırkçı Baas rejiminin gerçekleştirdiği Enfal operasyonlarından, cihadın kendilerine neye mal olduğunu acı deneyimler ile çok iyi bilmektedir.

Saddam ve Humeyni sentezi Cihatçı HTŞ lideri Colani ve işbirlikçisi gruplar; başta ABD olmak üzere bölgede etkili olan Batılı devletlerin sessizliğinden yararlanarak, Humeyni ve Saddam’ın izinden gitmektedir.

Bugün Güneybatı Kürdistan halkının varlığı ve kazanımları, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar ağır bir tehdit altındadır.

Güneybatı’daki kardeşlerimize sahip çıkmak, tüm Kürdlerin en başta gelen görev ve sorumluluğudur.

Bu nedenle Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) olarak;

  ney Kürdistan Parlamentosu ve Hükümeti başta olmak üzere,

  Tüm yurtsever siyasi partileri,

  Sivil toplum kuruluşlarını,

  Aydınları ve entelektüelleri el ele vermeye, varlığı tehdit altında olan Güneybatılı kardeşlerimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Ülke içinde ve diasporadaki tüm Kürt kurum ve yapılarını birlikte hareket etmeye, tepkilerini barışçıl eylemlerle ortaya koymaya ve uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeye davet ediyoruz.

Başta ABD ve Fransa olmak üzere Batılı ülkeler, IŞİD’e karşı mücadelede  insanlık adına binlerce evladını veren Kürtlere olan ahlaki  ve insani borçlarını ödemeli; Colaniye verdikleri desteği derhal çekmelidir.

Yaşanan son gelişmeler bir kez daha göstermiştir ki: Ortadoğuda kalıcı barış ve huzurun tesisi, Kürd sorununun adil, eşitlikçi ve demokratik bir temelde çözülmesini zorunlu kılmaktadır.

Uluslararası kamuoyunu, bu gerçeğin gereğini yapmaya ve Kürd sorununun eşitlik temelinde çözümü için etkin çaba göstermeye çağırıyoruz.

Türk hükümeti, eğer Türk halkını gerçekten düşünüyorsa, rd anasını görmesin” politikasının bölgedeki kaosu derinleştirdiğini artık görmeli; Güneybatı Kürdistanda Kürt karşıtı politikayı terketmelidir.

Her parçada ulusal temelde işbirliğinin ve parçalar arası diyaloğun yakıcı bir ihtiyaç haline geldiği bir süreçten geçiyoruz.

Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), bu sürecin gerektirdiği tarihi görevleri yerine getirecektir.

20 Ocak 2026

Kürdistan Sosyalist Partisi

             (PSK)

İçerik Başlıkları
En çok Okunan İçerik