PSK: SİLAHLAR SUSSUN, KÜRT HALKININ ULUSAL HAKLARI TANINSIN
Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Türkiye'de ve bölgede yaşanan gelişmeleri ve Kürt sorununun çözümüne etkilerini bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu.
PSK Diyarbakır il binasında yapılan basın açıklamasında PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel PSK PM'nin hazırladığı sonuç bildirisini basına açıkladı.
Bir çok aydın ve yazarın da izlediği basın açıklamasını Rudaw, K24, Cannel 8, Kurdistan TV ve Spêda TV'nin canlı olarak yayınladı. Basın bildirisinin tam metni aşağıdadır.
SİLAHLAR SUSSUN, KÜRT HALKININ ULUSAL HAKLARI TANINSIN
Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Genişletilmiş Parti Meclisi 15 Mart 2025 tarihinde toplandı, bölgede ve Türkiye’de yaşanan siyasal gelişmeleri ve Kürt Meselesine etkilerini değerlendirerek aşağıdaki sonuçları kamuoyu ile paylaşmayı kararlaştırdı.
Ortadoğu’da Kürt halkının iradesi dışında inşa edilen ve ülkesi Kürdistanı dört parçaya ayıran gayri meşru düzen miadını doldurmuş ve çözülmeye başlamıştır.
Türkiye’de Kürt halkının varlığının inkarı üzerine kurulan tekçi, ırkçı, otoriter yapı ise artık sürdürülemez bir noktaya ulaşmıştır. Türkiye’de devlet geçen yüz yıl boyunca Kürt halkının hak ve özgürlük uğrundaki her talebini şiddet ve savaşla bastırdı. Buna karşın Kürt halkı her türlü zulüm ve inkâra hiçbir zaman boyun eğmedi, ulusal hakları uğrunda mücadelesini kararlılıkla sürdürdü.
Geçen yüz yıllık deneyimler şiddet, inkar ve çatışmanın hiçbir sorunu çözmediğini, tersine sorunları daha da derinleştirip kangrenleştirdiğini gösterdi.
İçerde Kürt meselesinde izlenen şiddet ve inkar politikalarının yol açtığı tıkanma ve Ortadoğu’da yaşanan son gelişmelerin etkisiyle Türkiye devleti son dönemde yeni bir arayışa girmiş bulunuyor.
Ekim 2024’te Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı ve DEM Heyetinin İmralı’ya gerçekleştirdiği ziyaret sonucunda PKK lideri Abdullah Öcalan 27 Şubat’ta bir açıklama yayınladı.
Öcalan açıklamasında PKK’ye kongresini toplayarak silah bırakması ve kendini feshetmesi çağrısında bulundu. Öcalan aynı açıklama metninde “federasyon, özerklik ve kültürel haklar döneminin kapandığını” dile getirdi.
Başta partimiz PSK olmak üzere Kürt kamuoyu Öcalan’ın ulusal statü talebini inkar eden yaklaşımını reddediyor ve bunun Kürt halkının yüz yıllık özgürlük mücadelesinin inkarı olduğunun altını çiziyor.
Öte yandan partimiz, son 40 yılda Kürt halkına ciddi zararlar veren, siyasal süreci bloke eden ve devlete Kürt hareketini kriminalize etme imkânını sunan silahların susması çağrısını olumlu buluyor ve destekliyor.
Silahların bırakılması Türkiye’de hak ve özgürlükler mücadelesi için siyasi iklimin olgunlaşmasını sağlayabileceği gibi Güney Kürdistan’ın rahatlamasına ve Rojava’da Kürt halkının ulusal bir statüye kavuşma sürecine katkıda bulunabilir.
Silahların susması ve çatışmasızlık ortamının sağlanması için devlet hızlı adımlar atmalıdır. Silahlarını bırakanların normal hayata dönüşü, içerdekilerin serbest bırakılması, keyfi operasyonların son bulması, terörle mücadele yasasında düzenlemelerin yapılması, kayım uygulamalarının son bulması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Silahların susturulması son derece önemli olmakla birlikte bu Kürt meselesinin çözümü anlamına gelmez. Kürt meselesinin çözümü için Kürt halkının ulus olmaktan kaynaklanan bütün hakları tanınmalıdır.
Bunun için ilk elden; Kürt halkının ulusal varlığı anayasal güvence altına alınmalıdır. Kürt dili eğitim ve resmi dil olarak kabul edilmelidir. Kürtler için eksiksiz bir örgütlenme, düşünce ve ifade özgürlüğü sağlanmalı, Kürt ve Kürdistan ismiyle parti, dernek ve her türlü cemiyet kurulabilmelidir. Bütün bunlar ise Türkiye’de mevcut tekçi ve inkarcı anayasanın çoğulcu, çok uluslu ve çok kültürlü bir anlayışla yeniden yapılmasını gerektirir.
Bunun için özgür, yasaklardan arındırılmış bir tartışma, düşünce ve diyalog ortamına ihtiyaç var. Kürt sorununun çözüm girişimlerine Kürt halkını temsil eden bütün siyasi parti, sivil toplum, aydın ve akademisyenlerin katılabilmesi için imkânlar oluşturulmalıdır.
Özgürlükler ise verilmez mücadeleyle alınır. Bunun için Kürt halkının ulusal demokratik güçleri ortak paydalarda birleşerek siyasal süreçte etkin ve belirleyici bir rol oynamalıdır.
Öte yandan Suriye’de Baas rejimin yıkılmasından sonra başta Kürtler olmak üzere bütün etnik ve dini toplumlar için tarihi bir fırsat doğmuştur. Yıllardır katliamlara uğrayan, kimliksiz bırakılan, yurdundan sürülen Kürtler özgürlüğe ulaşmak için önemli imkanlar yakalamıştır. Bu koşullardan faydalanmak için Rojava’da PYNK, ENKS ile diğer Kürt partileri bir an önce ulusal bir program etrafından birleşerek Suriye’deki yeni rejimle masaya oturmalıdır.
Türkiye ise Suriye’de Kürtlerin ulusal statüye kavuşmasına karşı çıkmaktan vazgeçmelidir. Türkiye Suriye’de Kürtlerinin tercihlerine saygı göstermeli ve onlarla diyaloga geçmelidir. Bölge ülkelerindeki Kürtlerle kurulacak karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler Türkiye’nin yararınadır. Suriye’de Kürtlerin özgürlüğü bölgesel barışın inşasında önemli bir istikrar unsuru olacaktır.
Suriye’de barış ve istikrarın kurulması bu ülkede çoğulcu, bütün halkların ulusal haklarını güvence altına alan federal bir sistemle mümkündür. Suriye’de geçmişin baskı rejimlerinin tekrarlanmaması için Kürtlerin, Dürzilerin, Nusayrilerin, Hristiyanların ulusal haklarını tanıyan demokratik, laik, çoğulcu bir anayasa yapılmalıdır.
Partimiz Ortadoğu’nun yeniden dizayn edildiği bu süreçte Kürdistan’ın dört paçasındaki Kürtler arasındaki diyalog, işbirliği ve dayanışmanın her zamankinden daha çok önem kazandığının altını çizmektedir.
37. yıldönümünde Halepçe soykırımını protesto eden, kurbanlarını saygıyla anan Kürdistan Sosyalist Partisi, halkımızın Newroz bayramını kutlar, 2025 yılının Kürdistan halkı için özgürlük yılı olacağına güçlü bir şekilde inanır.
17.03.2025
Kürdistan sosyalist Partisi
(PSK)
Parti Meclisi
İçerik Başlıkları
En çok Okunan İçerik