SİLAHLARIN BIRAKILMASI ÖNEMLİ, ASLOLAN KÜRT MESELESİNİ EŞİTLİK TEMELİNDE ÇÖZMEKTİR

Kürdistan Sosyalist
Partisi Merkez Yürütme Kurulu (PSK MYK) 20 Temmuz 2025 tarihinde Diyarbakır’da
toplanmıştır. Söz konusu toplantıda 15 Haziran 2025 tarihinde gerçekleşen PSK
4. Kongre kararları ışığında ve daha sonra toplanan Parti Meclisi’nin çizdiği
perspektif doğrultusunda gelecek döneme ilişkin bir yol haritası çizilmiş ve
gerekli görevlendirmeler yapılmıştır. PSK MYK toplantısında ayrıca iç ve dış
siyasal gelişmeler değerlendirilerek aşağıdaki sonuçların kamuoyu ile
paylaşılmasına karar verilmiştir.
Ortadoğu’da yaşanan hızlı gelişmeler ve Türkiye’nin Kürt
sorununda yaşadığı tıkanmanın etkisiyle devlet yetkililerinin PKK lideri
Abdullah Öcalan ile yürüttüğü görüşmeler, bir grup PKK’linin 11 Haziran’da
silah bırakmasıyla yeni bir aşamaya gelmiş bulunuyor.
Gelinen aşamada PKK’nin bir bütün olarak silahları bırakması
için gerekli adımları atmak amacıyla TBMM’de bulunan partilerin içinde yer
aldığı bir komisyonun kurulması gündemde.
Kürdistan Sosyalist Partisi olarak başından beri silahlı
çatışmaların Kürt halkının meşru mücadelesine zarar verdiğini ve Türkiye’nin
Kürdistan’ın dört parçasındaki kazanımlarına saldırmak için bir bahane
oluşturduğunu söylüyoruz. Bu nedenle PKK’nin silah bırakmasını olumlu buluyor,
şiddet ve silahın siyaset üzerindeki etkisinin kırılması yönündeki girişimleri
destekliyoruz.
Öte yandan devlet yetkililerinin PKK’nin silah bırakmasından
yola çıkarak Kürt meselesi gerçeğini n üstünü örtme ve yok sayma söylemlerini
reddediyoruz. Parlamentoda oluşacak komisyonun da PKK’nin silah bırakma
konusuyla sınırlandırılmasını eksik ve yanlış bir tutum olarak
değerlendiriyoruz.
Bir kez daha altını çizmek isteriz ki Kürt meselesi en
azından 100 yıllık bir ulusal sorundur ve bu meselenin çözümü Kürt halkının
varlığının tanınması ve ulus olmaktan kaynaklanan bütün haklarının
tanınmasından geçmektedir.
Kürt halkının kimliği anayasada yer almalı, Kürtçe resmi ve
eğitim dili olarak kabul edilmeli, Kürtler kendi ülkeleri Kürdistan’da kendi
kendilerini özgürce yönetmelidir. Bunun çözümü ise federal bir sistemden
geçmektedir.
Bize göre parlamentoda kurulacak komisyon bir yandan
silahların bırakılması ve sürecin normalleşmesi için gerekli adımları atarken
diğer yandan Kürt halkının varlığının tanınması ve ulusal demokratik haklarının
sağlanması için ihtiyaç duyulan yasal ve anayasal düzenlemelerin alt yapısını
hazırlamalıdır.
Bu amaçla parlamentoda kurulacak komisyon aynı zamanda
kapsayıcı, parlamentoda yer almayan bütün siyasi parti, STK ile toplumun bütün
farklı katmanlarının katılımına açık olmalıdır. Kürdistan partilerinin
komisyona katılıp süreçte etkin rol almaları için gerekli imkânlar
sağlanmalıdır.
Kürdistan Sosyalist Partisi, Kürt halkının özgürlüğünün
ulusal birlikten geçtiğinin altını bir kez daha ısrarla çizer ve ulusal birlik
çabalarına stratejik bir değer biçmektedir.
Merkez Yürütme Kurulumuz, en
geniş Kürt ulusal birliğinin sağlanması için geçmişte sürdürdüğü çabalarını
yeni dönemde daha da hızlandıracağını, bu konuda yapıcı, sorumlu ve sonuç alıcı
bir rol oynamaya hazır olduğunu bir kez daha kamuoyuna ilan eder.
Partimiz iktidarın muhalif kesimlere karşı sürdürdüğü keyfi,
antidemokratik ve hukuk dışı uygulamaları kınar, demokratik bir ortamın inşası,
insanca, onurlu, adil bir toplumsal yapının kurulması için bütün demokrasi
güçleriyle birlikte mücadeleye hazır olduğunu bildirir.
Kürdistan Sosyalist Partisi, Esad rejiminin yıkılmasının
ardından Suriye’de Kürt halkının özgürlüğe bir adım daha yaklaştığına olan
inancını belirtir ve Rojava’da Kürt partilerinin birlik çabalarına tam
desteğini güçlü bir biçimde teyit eder.
Partimiz, Şam’daki cihadist HTŞ yönetimin Alevilerden sonra
Suveyda ve diğer bölgelerde Dürzi topluma karşı giriştiği katliamları kaygıyla
izlemekte ve şiddetle kınamaktadır.
Partimiz, ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi
Tom Barrack’ın Suriye’ye ilişkin dile getirdiği “Tek Millet”, “Tek ülke”, “Tek
ordu” gibi sömürgeci merkezlerin söylemlerine benzer ifadelerini kabul edilemez
bulur ve esefle karşılar. Söz konusu ifadeler Kürtlere ve öteki toplumlara
saldırması için Şam’daki cihatçı yönetimi açıkça teşvik etmekte ve ona cesaret
vermektedir.
Öte yandan Tom Barrack’ın “federalizmin Suriye’de
işlemediği” yönündeki açıklaması ABD’nin federal devlet geleneğine aykırı
olduğu gibi, Suriye’nin çok uluslu, çok dinli, çok kültürlü yapısının inkarı
anlamına gelmektedir. Federalizmin Suriye’ye uygun olup olmadığını ABD
temsilcisi değil, Suriye halkları karar verecektir. Tarihi deneyimler
tekçiliğin toplumları felaket ve yıkıma götürdüğünü, federalizmin ise
farklılıkları bir arada tutan birleştirici bir sistem olduğunu bize
göstermektedir.
Son dönemde Kürdistan’ın dört parçasında Kürt halkının
kazanımlarına karşı artan saldırıların altını çizen partimiz İran’da çağdışı
rejimin Kürtlere ve muhaliflere yönelik saldırı ve idam uygulamalarını şiddetle
kınar.
Partimiz Bağdat yönetiminin Kürdistan Bölgesi’ne yönelik
artan ekonomik ve siyasi ablukasını düşmanca bir tutum olarak nitelendirir.
Kürdistan’daki maaşların ödenmemesi gayri insani ve gayri ahlaki bir tutumdur,
halkımızın açlıkla cezalandırılması kabul edilmez.
Partimiz, Kürdistan hükümetini, parlamentosunu, bütün siyasi
partiler ve sivil toplumu Kürdistan’a dönük söz konusu saldırılara karşı ortak
bir tutum almaya çağırmaya ve söz konusu düşmanca politikayı boşa çıkarmaya
çağırır.
Bütün saldırı, engel ve zorluklara rağmen halkımız mutlaka
kazanacaktır. Kendi ülkesinde özgür ve onurlu yaşamak Kürt halkının en meşru
hakkıdır.
Umutsuzluğa yer yok.
Birlikte mücadele ederek kazanacağız.
21.07.2025
Kürdistan Sosyalist
Partisi
Merkez Yürütme Kurulu
(PSK MYK)
İçerik Başlıkları
En çok Okunan İçerik