Kürdistan Bölgesi’nde Huzur Ve Güvenin Yıkılmasına Yol Verilmemeli

Qetlîema Roboskîyê yek ji xeleka siyaseta dijminatîya gelê Kurd e

Komkujîya Roboskîyê yek ji kiryarên sîyaseta dijê Kurd a sedsalî ye ku ev ne a ewil ne jî a dawî ye. Ji vir 12 sal berê balafirên şer ên artişa Tirk li gundê Roboskîyê a li ser Qilabanê 34 Kurdên sivîl û bêguneh qetilkirin ku piranîya wan zarok bûn û tekane sucê wan Kurd bûna wan bû. Qetlîema Robsokîyê ku 28ê Kanuna 2011an da pêkhat, bi destê artêşa Tirk bi awayekê bi plan û li ber çavê dinyayê cîbicî bû. Qetlîema Roboskîyê di eynî wextê da di mejî û hafizeya gelê Kurd da birînekê kur veda .

Tevî ku di navberê da 12 sal derbas bûye jî, heta anha ne derheqê vê qetlêmê da lêpirsînekê ciddi vebû ne jî ji tu kesî hesab hat pirsin. Eksê wê, ji ber siyaseta dijê Kurd ku birêve diçe, gelek qetliemên bi vê awayî li Başur û Rojavayê Kurdistanê dubare bûn û dibin.

Carekê din em qetliema wehşî a ku li Roboskiyê li gelê me hat kirin şermezar dikin, wan kesên ku di qetliemê da jîyana xwe winda kirin bi rêz û hurmet bibîr tînin.

Elbet dê ji rojek rojan hesabê qatilên gelê Kurd bê dîtin û gelê Kurd dê di welatê xwe da , bê tirsa qetlieman, bi awayekê azad û bi rûmet bijî.

28.12.2023

Partîya Sosyalîst a Kurdistan

           (PSK)

 Roboski katliamı Kürtleri düşman kabul eden siyasetin bir halkasıdır

Roboski katliamı yüz yıldır devam eden Kürt düşmanlığının ne ilk ne de son uygulamalarından biridir.  Bundan 12 yıl önce TSK’ne bağlı savaş uçakları Uludere’ye bağlı Roboski köyünde sadece Kürd oldukları için çoğu çocuk yaşta 34 sivil ve masum insanı katletti. 28 Aralık 2011 tarihinde gerçekleşen Roboski katliamı Türk ordusunun emir komuta zinciri içinde planlı programlı bir biçimde ve dünyanın gözü önünde hayata geçirildi.  Roboski katliamı Kürt halkının bilincinde ve hafızasında derin bir yara olarak yer aldı.

Aradan 12 yıl geçtiği halde bu katliama ilişkin ne ciddi bir soruşturma açıldı, ne de sorumlulardan hesap soruldu. Tersine izlenmekte olan Kürt düşmanı politika nedeniyle benzer katliamlar Güney Kürdistan ve Güneybatı Kürdistan’da yaşanmaya devam etti.

Bir kez daha Roboski’de halkımıza karşı gerçekleştirilen vahşi katliamı kınıyor, bu katliamda yaşamını yitiren insanlarımızı saygı ve hürmetle anıyoruz.

Kürt halkının katillerinden bir gün mutlaka hesap sorulacak, halkımız kendi ülkesinde katliam korkusu olmadan özgür ve onurlu bir yaşama kavuşacaktır.

28.12.2023

Kürdistan Sosyalist Partisi

              (PSK)

Musul Mahkemesinin Şengal Kuvvetleri Komutanı Kasım Şeşo’nun “İslam’a hakaret ettiği” gerekçesiyle gözaltına alınması kararını vermesi, Güney Kürdistan’da huzur ve güveni bozmak isteyen kesimleri harekete geçirdi.

Kasım Şeşo’nun yanlış anlaşıldığını söylemesine ve özür dilemesine rağmen, bir merkezden yönlendirildiği belli olan bazı odaklar, sosyal medyada, Müslümanların Şeşo’dan hesap sormak için, Cuma namazı sonrasında Êzidilerin bulunduğu kamplara saldıracakları haberlerini yaydılar.

Bu manüpilatif haberlerden korkan ve bazı Êzidi aileleri Dihok ve Zaxo bölgesinde bulundukları kampları terkederek daha güvenli buldukları Sarya kampına gittiler, bir kısmı da Şengal’e döndüler.

Kürdistan Hükümeti’nin duyarlı davranıp olaya müdahale etmesi, “Kürdistan Bölgesi'nin sonsuza kadar barış içinde bir arada yaşama ve kardeşlik örneği olarak kalacağını herkese temin ederiz. Kürdistan Bölgesi vatandaşları, dini ve etnik topluluklarını kaosa sürüklemek ve tehdit etmek için hiçbir mazeret kabul edilmeyecektir” açıklamasını yapması üzerine, korku ve panikle yerlerine terkeden Êzidi ailelerin büyük bölümü eski yerlerine döndüler. Êzidi Ruhani liderliği ve Kürdistan İslam Dini Alimler Birliği’nin, “bir demecin yarattığı infiali dindirmek için” birlikte yaşama ve dinler arası saygıya vurgu yapmaları; İslam Dini Alimler Birliği Başkanı’nın" birlikte yaşama zarar verecek özellikle de kutsal İslam dinini hedef alacak her adımı biz çözmeye çalışacağız” demesi, IŞİD’in Ezidi Kürtlere yönelik ‘terör eylemlerinin’ İslam dini ile bağdaşmadığına vurgu yapması, vb. girişimler sonucunda ortam yatıştı.

Ama sözkonusu kesimler özellikle de bazı radikal Kürd İslami gurupların Êzidilere yönelik tehditleri devam ediyor.

Êzidilere yönelik tehdit ve karalamalar, Güney ve Batı Kürdistan’daki kazanımları ortadan kaldırmaya yönelik planının bir parçasıdır. Türkiye’nin Güney Ve Batı Kürdistan’a yönelik saldırı ve işgal eylemlerinin artırması ve buralarda kalıcı üsler oluşturması, Batı Kürdistan’da BAAS rejimine bağlı bazı milis guruplarının Özerk Yönetimi’n egemenliğindeki bazı bölgelere saldırması, Haniye’yi öldüren füzelerin Güney Kürdistan’dan ateşlendiği yönündeki propaganlar bu planın birer parçasıdırlar.

Güney ve Batı Kürdistan’ı güçlü kılan, dini ve etnik gurupların barış birlikte yaşamalarıdır. Êzidilere yönelik tehdidin amacı, birlikte yaşama kültürüne darbe vurmak, güvensizlik ortamı yaratarak Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ni zayıflatmaktır.

Başta Güney Kürdistan Hükümeti olmak üzere, tüm yurtsever Kürd siyasi partileri, demokratik kitle örgütleriyle kurum ve kuruluşları, Güney Kürdistan’da farklılıkların korunarak birlikte yaşama kültürünün yaşaması için el ele vermelidir.

10 Ağustos 2024

PSK-Kürdistan Sosyalist Partisi

Basın Bürosu

İçerik Başlıkları
En çok Okunan İçerik